YOZGAT MARKA ŞEHİR OLUR MU?

Siyami YOZGAT Yazdı...

YOZGAT MARKA ŞEHİR OLUR MU?

YOZGAT MARKA ŞEHİR OLUR MU?

Gazetelerde bir haber okumuştum geçmiş yıllarda. Bir yöneticimiz gururla açıklıyordu: “Testi Kebabının patentini aldık, sıra Parmak Çörekte.”

Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.

Yirmi birinci yüzyılda ülkeler, şehirler, sanayi ve teknoloji alanında ürettikleri markalarıyla yarışırken; biz anamızın döktüğü arabaşından, nenemizin yaptığı parmak çörekten, arada bir iştahla mideye indirdiğimiz testi kebabından başka ortaya koyacak marka bulamıyoruz.

Ne acı.

Türkiye'de marka üreten illere şöyle bir bakalım:

Bir Gaziantep, Kayseri, Çorum, Denizli, Kahramanmaraş binlerce ürününü “marka “haline getirmiş. Bir sürü şehir de bu yolda ilerliyor.

Peki; bizim var mı övündüğümüz “Made in Yozgat” diye anılan bir markamız?

Şehrimizde marka yaratmak, şehrimizi marka şehir yapmak için neler yapıyoruz?

Ulusal ve uluslar arası gazetelere konu olabiliyor muyuz?

Turizm ve ekonomi dergilerinde şehrimiz hakkında makaleler tanıtım yazıları yayınlanıyor mu? Şehrimizde “patent tescili” yapılmış kaç tane ürün var?

Düğünlerde ağırlama çekmek, kış gecelerinde odalarda arabaşı yutmak,

Çamlık’ta piknik yapmak, mangal yakmak yetiyor mu marka olmak için?

Bu şehirde nice uygarlıklar kuruldu, nice medeniyetler geçti.

Ermeni kuyumcular, Rum yapı ustaları…

Taşları oya gibi işleyen Hititleri, Galatları saymıyorum.

Her kavimden ayrı bir kültür, ayrı bilgi, ayrı beceri miras kaldı bu topraklara.

Kaç yıl oldu hatırlamıyorum. Sorgun’a bağlı Karakız kasabası yakınlarındaki Hapis Boğazı Harabelerini gezmiştik bir grup arkadaşla. Yanımızda tarihçi ve turizmci Yasin Gökhan, Kültür Bakanlığından ressam ve heykel sanatçısı Hasan Mutlu ve misafirleri de vardı. Hapis Boğazı’ndaki heykelleri, taş işçiliğini hayranlıkla izlemiş, bu önemli kalıntıları dünyaya tanıtamadığımız için hayıflanmıştık.

Dönüşte, Karakız kasabasının içinden geçerken kerpiç evlere, harmanlardaki tezek yığınlarına, toz toprak içindeki yollara bakmıştık da:

“Binlerce yıl önce graniti oya gibi işleyen bu toprağın insanı; bugün çamura, hayvan gübresine ancak hükmedebiliyor. Bu mudur gelişme, medeniyet, teknoloji?” diye sormuştuk birbirimize.

Şimdi sorum şu:

Yozgat'ın sosyal, kültürel ve ekonomik yönden gelişimi için herkes üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapıyor mu?

Modern tekniklerle tarımsal arazilerin işlendiği, üretimi ile dünya pazarına entegre olmuş, kaynaklarını etkin ve verimli kullanılabilen, doğal ve kültürel kaynaklarını iyi pazarlayan, enerji ihtiyacını kendi potansiyeli ile karşılayan, termal turizmde ülkeye öncülük eden ve sürekli kendini geliştiren yenilikçi bir Yozgat için hangi projeleri hazırladık uyguluyoruz?

Dünya baş döndürücü bir hızla gelişiyor

Gelişen ve hızla değişen bu dünyada Yozgat'ımız için güzel dilekler dilemenin, hayaller kurmanın zamanı çoktan geçti. Yılları, ayları, hatta günleri planlayıp bir an önce harekete geçmenin zamanı şimdi.

Marka üretmek, marka şehir olabilmek imkânsız mı, çok mu zor, geç mi kaldık?

Hiç de değil aslında.

Birbirimizi çekememezlikten, birbirimize çelme takmaktan, fitne fesattan, ucuz kahramanlıktan, komşumuz iyi kazanıyor diye, iki günde hazır tezgâhı bozup aynı işe soyunmaktan, amirimizden memurumuza, iş adamımızdan bürokratımıza arabaşı ve testi kebabı yemekten zaman ve fırsat bulabilirsek yolu yarıladık demektir.

Marka şehir olmak; çalışmayla, geleceği görmeyle, işleyen kafalarla, bir şeylerin üzerine her gün bir şeyler koymayla, geniş ufukla ve her gün memleket için biraz daha iyisini ve fazlasını istemeyle, olur.

Marka Şehir olmanın yolu sıra dışı projeler yapmaktan, vizyon sahibi olmaktan geçer.

Marka Şehir olmanın yolu mazerete sığınmadan, eksiği başka yerde aramadan Yozgat’ın siyasette, sanatta, sporda, ekonomide, eğitimde daha üst seviyelere gelmesi için kolları sıvamaktan geçer.

Marka Şehir olmanın ve marka üretmenin yolu; aklı yeten, bilgi ve becerisi olan, proje üretebilen herkesi, Yozgatlı iş adamlarını, bürokratları, siyasetçileri, akademisyenleri, sanatçıları Yozgat için yeni hedeflere yönlendirmekten geçer.
Siyami Yozgat

YORUM EKLE