Köylerin Destanı

Çakıroğlu Mustafa’nın, bundan yaklaşık 80 yıl önce köylere söylediği destanı sunuyorum beğeninize.

Köylerin Destanı

Sevgili Yozgat Efendileri,
Çakıroğlu Mustafa’nın, bundan yaklaşık 80 yıl önce köylere söylediği destanı sunuyorum beğeninize.

Köylerin Destanı

Karamağra derler bir büyük kale
İçerden cuş etti söz geldi dile
Birikmiş güzeller gidiyor yola
Sürüsü başını çekti gidiyor

Peyik’te karakol, hem susa yolu
Oraya cem olmuş güzelin bolu
Baktıkça ediyor insanı deli
Aklımı başımdan aldı gidiyor

Kulak verin şu Ozan’ın methine
Aslan gibi biner yarış atına
Buçuk batman püskül takmış gotüne
Girgin deve gibi çekti gidiyor.

Köylerin içinde Kösallı Benli
Medeniyet bilmez hepisi sanlı
Oranın adamı hep kıllı yunlu
Başının bitini döktü gidiyor

Köylerin içinde Ahmetfakılı,
Yavruları çalar çalma kekili
Oranın kızları burcu kokulu
Lavantalar gibi koktu gidiyor.

Karacalar değil sözümüz Salır,
Her ne söz söylesem işmardan alır
Düzülmüş yollara sunalar gelir,
Yavru keklik gibi sekti gidiyor.

Çalağal yüksektir yaylayan yaylar
Suları çok boldur akıyor çaylar
Oranın güzeli dangalak söyler
Dah bre dedi de çekti gidiyor

Mahmatlı'yı dersen yok söğüt kavak,
Evlerine yapmış ibibik yuvak
Oranın adamı hep aklı savak
Tohumu tarlaya döktü gidiyo

Çötelli köyünü bilirim ezel,
Silkeler peliti dökerler gazel,
Oranın kızları her yerden güzel,
Bir çala burnuma koktu gidiyor.

Keser'i dersen bir methi orman,
Gördüm güzelleri kalmadı derman,
Yiğidin alnına yazılmış ferman,
Güzel keklik gibi sekti gidiyor.

Derenin içinde Yaycılar köyü,
Suları pek çoktur bilmezler kuyu,
Oranın adamı hep kabadayı
Cüppeyi dalına taktı gidiyor.

Hoşumlu'yu dersen çukurdum kaya,
Sallanır sunalar inerler suya,
Orada yetişir congallı maya,
Sağına soluna baktı gidiyor.

Gördünüz mü Faraşlı'nın dereyi?
Onlar bilmez ne âdeti, töreyi,
Su değirmeninde toplar yöreyi,
Bir çala unluğa baktı gidiyor.

Dikir'i de dersen hepsi de süslü,
Geliniyle kızı hep kepçe fesli,
Yakarlar kömürü evleri isli,
Meşeyi kökünden söktü gidiyor.

Çavuşlu'da rastladım bir dilbere,
Orada bırakıp geldim Albar'a,
Kamberli'ye uğrasam nereden nere?
Aklımı başımdan aldı gidiyor.
Evelden çalışkan emektar Horuk
Sıktırmış tabana sırımlı çarık
İnsana yaklaşmaz cinsleri yörük
Kara camız gibi baktı gidiyor

Evvelden şen olmuş yavru Karağaz
Görünce zannettim geldi bahar yaz
Orada yetişir gelin ile kız
Cihanım ateşe yaktı gidiyor

Ekerler pancarı, sökerler kıska,
Tiftiğin kelleri her yerden koska;
Sanki pehlivandır takınır muska,

Kamayı koltuğa taktı gidiyor.

Dedefakılı dersen kendi köyümüz,
Ne bağımız vardır ne de suyumuz
Değişmedi ahlağamız huyumuz,
Yine bir gammazlık yaptı gidiyor.
Siyami Yozgat'tan alıntı...

YORUM EKLE