Prof. Dr. Kürşat Zorlu Yazdı ! "Türkiye-Mısır İlişkileri Normalleşebilir mi?"

Mısır’ın petrol ve doğal gaz araması için başlattığı ihalede 18. parsele ilişkin Türkiye’nin MEB ilan ettiği alanı dikkate aldığı yönündeki iddia yeni bir tartışma başlattı. Zira bu iddia doğruysa ilişkilerin normalleşmesi adına bir fırsat sunuyor olabilirdi. Her ne kadar bu tutum Mısır tarafından teyit edilmemiş olsa da Türkiye, önce Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ardından da Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile olumlu mesajlar verdi. Hatta Kalın’ın açıklamasında sadece Mısır değil tüm Körfez ülkeleriyle ilişkilerin artırılmasına yönelikti.

Prof. Dr. Kürşat Zorlu Yazdı ! "Türkiye-Mısır İlişkileri Normalleşebilir mi?"

Mısır’ın petrol ve doğal gaz araması için başlattığı ihalede 18. parsele ilişkin Türkiye’nin MEB ilan ettiği alanı dikkate aldığı yönündeki iddia yeni bir tartışma başlattı. Zira bu iddia doğruysa ilişkilerin normalleşmesi adına bir fırsat sunuyor olabilirdi. Her ne kadar bu tutum Mısır tarafından teyit edilmemiş olsa da Türkiye, önce Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ardından da Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile olumlu mesajlar verdi. Hatta Kalın’ın açıklamasında sadece Mısır değil tüm Körfez ülkeleriyle ilişkilerin artırılmasına yönelikti.

Türkiye bir süredir yalnızlaşıyor ve Doğu-Batı, ABD-Rusya arasında optimal denge halinden uzaklaşıyor.

Haliyle Türkiye’ye yeni bir manevra kabiliyeti kazandırabilecek bu yönelim önemliydi.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken hususlardan biri Türkiye’nin aşırı istekli bir görüntü vermemeye çalışmasıydı. Mısır’ın elini yükselterek bir tür sıfır toplamlı oyuna iştah kabartması da çözüm değil çözümsüzlük getirecektir.

Üstelik bunun için sadece iki ülkenin iyi niyeti yeterli olmayabilir.

Ağustos 2020’de de Türkiye’nin Mısır’la bir anlaşma yapabileceği basına yansıdığında Mısır’daki muhataplar Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn’in de yer aldığı Arap dörtlüsünü işaret etmişlerdi. Yani bölgedeki diğer aktörlerin pozisyonları da önemliydi…

Mesela Mısır ve Katar arasında olumlu bir süreç var. Bu arada Türkiye, Fransa ile uzun süre sonra ilk kez cumhurbaşkanı düzeyinde temas kurdu. İşbirliği, istikrar, barış teması öndeydi. Yine Türkiye ile yakın olduğu bilinen Libya’nın yeni başbakanı Dibeyde Kahire’ye gitti. Bir başka boyut iki ülke ilişkilerin tırmandığı 2014’te 4.7 milyar dolar olan dış ticaret hacmi 2019’da 5.2 milyar düzeyinde…

Elbette Yunanistan bu fotoğraftan çok rahatsız oldu. Miçotakis hemen Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile görüştü. Pazartesi de Dışişleri Bakanı Dendias Kahire’ye gitti ve “Tartışmalı parselin koordinatlarının Mısır ve Yunan makamları arasında yapılan istişarelerden sonra ayarlandığını” açıkladı. Dün de Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanlığı, yeni bir harita yayınlayarak 18. Parseli Yunanistan-Mısır arasındaki anlaşmaya uygun hale getirdi.

Doğrusu Türkiye ve Mısır arasındaki ilişkilerin bir anda normalleşmesi ve belki normalleşme sürecinin bile belirginleşmesi kolay olmayacak. Başta Yunanistan olmak üzere Doğu Akdeniz’deki Türkiye’ye karşıtları sürece etki etmek isteyeceklerdir. Onların Türkiye içerisindeki kamuoyu yapıcıları da boş durmayacaktır.

Fakat bu engellere rağmen Türkiye söylem ve eylem bazında bölgede ittifak yaptığı ülke sayısını artırmalı. Mısır, İsrail ve diğer bölge ülkeleriyle diplomasi alanını olabildiğince açmalıdır. Her konuda ve her sahada mutabakata varılması da gerekmiyor. Örneğin Türkiye-Rusya ilişkileri şu an böyle… Karşıtlıklar ve işbirliği birlikte yürüyor. Mısır konusunda ise her iki taraf açısından Müslüman Kardeşler masadaki en önemli mesele olarak görünüyor. Karşılıklı yapıcı dil, sorunların ayrıştırılarak müzakere edilmesi ve gaz transferi konusunda Türkiye’nin avantajlı durumu her fırsatta dile getirilmeli. Aslında tarihi süreci hatırladığımızda iki ülkenin de geçmişte buna benzer gerginlik dönemlerini aşabildiği örnekler var. Özellikle Atatürk dönemindeki süreci hatırlatmak katkı sağlayıcı olacaktır.

Yarın devam edeceğiz…

Ali Rıza Altan

YORUM EKLE